ads

28 Nis 2013

Kim Uyanık? (Fıkra)


Micheal ile David adında 2 Amerikan pilotu, uçakları bozulduğu için Arap çöllerinde kalmışlar.Bir yer bulmak için 2-3 gün aç susuz epey
yürümüşler.Sonunda uzak bir mescit görmüşler.

David:

- Ben, demiş; hem adımın Ahmet olduğunu, hem de Müslüman olduğumu söyleyeceğim. O zaman hem yiyecek içecek, hem de ne istersek verirler. Sen de öyle söyle.

Michael:- Ben değiştirmem kimliğimi demiş.

Nihayet yürüye yürüye yaklaşmışlar mescide.Kendilerini bir imam karşılamış.2 pilot ta tanıtmış kendini:

Nezahat Onbaşı Kimdir?



Nezahat Onbaşı Kimdir?

İlk istiklal Madalyası bu küçük kıza layık görülmüştür.

Milli Mücadele de ön saflarlarda Savaşmış Kahraman bir kız çocuğu Bu Milleti kim esaret altına alabilir ki aşağıda okuyacağınız küçücük bir kız çocuğunun öyküsünden çok, neden tarih boyunca hür yaşadığımızın delilidir. 

Albay Hafız Halit Bey,komutasındaki 70. alayla birlikte Milli Mücadele saflarına katılmış; ancak eşi Hadiye Hanım daha 24 yaşındayken vereme kurban gittiğinden ve o yıllarda İstanbul işgal altında bulunduğundan, küçük kızını da yanında götürmek zorunda kalmıştır.

Böylece kader küçük Nezahat'ı, daha 9 yaşındayken cepheyle tanıştırmış, 12 yaşına kadar tam üç sene müddetle cephelerde bilfiil babasının yanında savaşmıştır.

23 Nis 2013

Meşgul Kadınlar İçin 3 Pratik Popo Egzersizi



“Spor salonuna gidecek zamanım yok” bahanesini kabul etmiyoruz. Bikini mevsimi kapımızda! Acilen popoları sıkılaştırmamız gerekiyor. 3 pratik hareket



1.Tekme hareketi  : Ellerinizin ve dizlerinizi üzerinde durun. Elleriniz omuz hizasında açın olsun, dizleriniz de kalça hizasında. Dizlerinizi 90 derece bükün. Sağ bacağınızı yere paralel gelecek şekilde kaldırın, sağ tarafa doğru tekme hareketi yapın. Tekme atarken bacağınızın yere düşmesine ya da seviyesinin alçalmasına izin vermeyin. Daha sonra diğer bacağınızla tekme hareketini uygulayın. Her iki yön için 20’şer tekrardan üç seti tamamlayın.


18 Nis 2013

Kuşak Farkı - X - Y - Z Kuşağı İnsanları



Baby Boomer Kuşağı 
(1946-1964 Arası Doğanlar)
En yaşlısı 66, en genci 48 yaş civarında. Bunlara "Sandviç Kuşağı" da deniyor, çünkü aynı evde önce çocuklarına, sonra yaşlanan ana-babalarına baktılar.

Dünyanın insan hakları hareketlerini, radyonun altın çağını, Türkiye'nin ise ihtilali ve çok partili döneme geçiş sancılarını yaşadığı yıllar.

Sadakat duyguları yüksekti, kanaatkarlardı; aynı yerde uzun süre çalıştılar. Teknoloji kimine yakın kimine uzak oldu, çok benimse(ye)mediler.

Aslında babaları gibi otoriteye saygılılardı.

İçlerinden en idealistleri toplumsal haksızlıklara isyan edip 68 gençlik hareketlerinin kahramanı olurken, büyük çoğunluk hayattan beklediklerini elde ettiğini düşünerek tatmin ve mutlu oldu.

İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonraki "nüfus patlaması" yıllarında doğan bu 1 milyar bebeğe "Baby Boomers" deniyor. Bu kalabalık bebek nüfusu büyüdükçe, ihtiyaçlarına göre çeşitli sektörler de her on yılda bir müthiş büyüme gösterdi.

1960'lı yıllar televizyon yılları; 70'ler fast food; 80'ler - bebekler evlenme çağına geldiği için - gayrimenkul yılları;

90'lar, artık sıra yaşam kalitesini yükseltmeye geldiği için,  mikrodalga gibi elektronik ev aletleri ve ardından, iletişim  patlamasıyla internet ve cep telefonu yılları oldu.

2000'lerde artık yaşları 50'yi geçmişti, ceplerinde paraları vardı, ömrün uzadığını biliyorlardı, "iyi yaşlanmak" hatta mümkünse yaşlanmamak için sağlık ve güzellik-bakım sektörlerini de patlattılar.

Savaş sonrasının yokluklarını, sıkıntılarını unutmadılar,
zenginleşmenin tadını aldılar.

16 Nis 2013

Çanakkale Yolun Sonu - Film Yorumu


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Konusu tarihte önemli bir döneme işaret eden savaşların veya olayların filmlerini güzel yapan şey, o yaşanan olayların içindeki hayatlara, yakın plan yaklaşmakla mümkün oluyor. Yani esas temayı savaşın sunarak değil, o savaşı yaşayan bir kişinin yada bir grubun hayatını gösterek anlatmak daha gerçekçi kılıyor hikayeleri. Seyirci o vakit bir sinema filmi izlediğini fark ediyor. Aksi durumda ise belgesele benzeyen bir sözüm ona sinema filmi çıkıyor ortaya.
Mesela Er Ryan’ı Kurtarmak filmini kült film yapan şey, o savaşın ne kadar zor bir savaş olduğu değil, o zor savaşın içinde bir grup adamın, bir anne-oğul için göstermiş oldukları fedakarlığın büyüklüğüdür.



Çanakkale Yolu Sonu filmini de etkileyici kılan şey bence budur. Kırık aşk hikayesi, dostluk ve kardeşlik gibi duyguları Çanakkale Savaşı içinde bizlere sunan ekip çok başarılı bir film ortaya koymuş. (Bu iki filme konu olan savaşların bir diğer özelliği de dünyanın en büyük donanmaarının yapmış olduğu çıkarma savaşlarıdır. Ancak Normandiya çıkarmasında ABD'li donanma güçleri başarılı olurken, Çanakkale de yerel kuvvet olan Türkler başarılı olmuştur. Bu da artı bilgi olsun :P )

9 Nis 2013

Sarı Lira Altın Hakkında Notlarım


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Paylaşacağım bu yazı, uzmanı olmadığım bir konu (uzmanı olduğum bir konu da yok ya, neyse) ama bir şeyler öğrenmek adına merak duyduğum bir konu. Ucundan bacağından öğrendiklerimi bir yazıda paylaşayım, belki ilerleyen zamanlarda üzerine eklemeler yaparak geliştirdiğimiz bir yazı olur çıkar.



O halde haydi başlayalım…



Altın yurdum insanı için bir ayrı önem taşır. O kadar ki, ülkemizde bu işin turizmi vardır. Yabancı ülkelerden gelen misafirlerimiz, ülkemizde kuyumcuları gezer, hatta bu işin membaa olan “kapalı çarşı”ya gider direk. (Burada bir dipnot düşmek gerek. Kapalı Çarşı’nın kanalizasyonu her yıl ihaleyle temizlenirmiş. Yılda 200 grama yakın altın tozu kanalizasyondaki pisliklerden arındırılıyormuş.)



Yani işin özü altında hatırı sayılır bir ustalığımız vardır. Ama sadece işin ustalığıyla kalmayız. Aynı zamanda iç pazarda talebi de yüksektir bu sarı madenin. Özellikle son 4-5 yıldır altının cazibesi giderek arttı. Gram fiyatının 100 TL üzerine çıkması sonrası çılgınca bir talep artışı gerçekleşti.


Peki bu fiyat artışının sebebi neydi?  


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...