ads

29 Eyl 2011

Dünyanın En İlginç Çiçekleri - Vahşi Çiçekler


Çiçekleri hep iyi huylu, insanlığa yararlı türler olarak bildik. Bize en azından öyle öğretildi. Size göstereceğimiz bu 6 çiçek dünyanın en garipleri arasında.


1-Nepenthes Truncat


Etçil bitkiler arasında en insan canlısı ve evde yetiştirmeye uygun olanı. En büyük hobisi fare ve böcek yemek. Sevgilinize durumu açıklamayı unutmayın da dudağının yarısını çiçeğe kaptırmasın.

27 Eyl 2011

Hayır Diyememek İletişim Bozukluğuna Sebep Olur




BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Pazar günü bir gazetede dikkatimi çeken bir konu vardı. Konu "Gerektiğinde Hayır Diyebiliyor musunuz?" Belki de en önemli iletişim bozukluğu sebebi hayır diyememektir. Kimi zaman bencil görünmemek için, kimi zamanda karşı tarafın tepkisinden çekinerek "hayır"larımızı yutup içimize atıyoruz ve istemediğimiz yerlerde veya istemediğimiz hallerde kalabiliyoruz.

Hayır diyememek kendimize zarar olduğu gibi , güvenip beraber yola çıkılan kişilerle de aramızın bozulmasına sebep olabilir.

Oscar Wilde "Sadık Arkadaş" adlı hikâyesinde zengin bir değirmencinin en yakın arkadaşı talihsiz bahçıvan Hans'ı anlatır. Zavallı bahçıvan, değirmencinin kölesiydi aslında. Değirmenci "rica" ile durmadan bir şeyler talep eder, "hayır" cevabını da kabul etmez. Eh, sonuçta Hans da "hayır" diyebilen biri değildir. Her şeyini değirmenciye verir, tüm hizmetlerini de görmektedir. Değirmencinin karısı ve çocuklarının da isteyecek bir şeyleri hep olur. Ama fırtınalı bir havada gene değirmenci için koştururken Hans'ın başına bir sürü kaza gelir. Ve ölür. Kıssadan hisse mi? "Hayır" diyememek öldürmese de süründürür.

Psikologlar, uzmanlar gerektiğinde kime nasıl hayır dememiz konusunda çeşitli çalışmalar yapıyorlarmış. Psikoterapist Emma Baskerville'ın bu konuda yaptığı araştırmanın notları şöyle:

23 Eyl 2011

Sevgilinizle Telefonda Konuşmanın 10 Altın Kuralı

 Erkeklerle kadınların telefon ve bilgisayar gibi iletişim araçlarına bakış açıları çok farklı. Erkekler bu araçları bilgi almak için kullanırken, kadınlar duygu ve düşüncelerini paylaşıyorlar. Konuyu araştırırken çok eğlendik. Sonuçların sizin de ilginizi çekeceğinden eminiz!

Boş konuşmayın

Erkeklerin çoğu, telefonda uzun uzun konuşmaktan hoşlanmaz. Hele siz “Bugün ne yaptın?” sorusunu günlük programınızı dakika dakika anlatarak yanıtlıyorsanız, dikkati bir süre sonra dağılacaktır.

Bu yüzden tabii ki telefonda sohbet edin ama konuyu çok fazla uzatmayın. Sizin için önemli meseleleri ise buluşmalarınıza saklayın. Doğal olun ve en yakın arkadaşınızla sohbet ediyormuş gibi konuşun ama “Saçımın kırıklarını aldırmam gerek ya da epilasyon yaptıracağım” gibi “kızsal” konuları yakın arkadaşlarınıza saklayın.

Eğer o, sizi arıyorsa bırakın konuşsun ama eğer arayan sizseniz konuşmayı mümkünse kısa tutun.

Erkek ne zaman ve ne sıklıkta aranmalı?

Gizli Reklamlar Bilinçaltımızı Etkiler mi?


Bilinçaltına işleyerek tüketimi yönlendiren 'gizli reklam' diye bir şey gerçekten var mı? 

Televizyon ve sinemada uzun süredir tartışılan ‘bilinçaltını hedefleyen reklamlar’ (subliminal) artık internetteki multimedya uygulamaları için de tartışılıyor. Peki böyle bir reklam tekniği gerçekten var mı?

‘Eşik altı algılama’ 60’lardaki soğuk savaş döneminde ortaya atılmış bir kavram. 35 mm sinema filmleri saniyede 24 kare hızla geçer. Araştırmacılar her 24 karede bir, filme başka bir görüntü eklenip saniyede 25 kare hızla oynatılırsa izleyenin o farklı kareyi algılayacağını, bilinçli olarak fark etmese de o görüntüden etkileneceğini varsaymıştı.

22 Eyl 2011

Dünyayı değiştirecek 10 fikir


Yıllar geçtikçe teknoloji ilerliyor, hayatımızı kolaylaştıran ürünler, icatlar ortaya çıkıyor.Tıptaki ilerlemeler sayesinde de birçok insanın hayatı kurtuluyor, hastalıklar daha kolay tedavi ediliyor. Bunlara yeni örnekler de çok yakında ortaya çıkacak.

BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, önümüzdeki birkaç yıl içinde piyasaya çıkacak ruh halinizi algılayan televizyondan 3 boyutlu yazıcıya kadar birçok yenilik sizleri bekliyor.


İnsan ile makinenin kaynaşması: Cilt dokusunun biyonik koldaki metale aşılanması kolay bir iş değildir. Fakat University College London'da görevli araştırmacılar, geyik boynuzu üzerinde çalışıyorlar. Araştırmacılar cilt dokusunun uzun liflerini gözenekli boynuz kemiğinin içine gömdüler. Bu enfeksiyon riskini azaltarak cildin boynuz etrafında mühürlenmesini sağladı. Yapay kollar ya da bacaklar normalde kesik bölümün gövdesine tutturuluyor ya da sargıyla sarılıyor. Yürürken gövde ile yapay bacak arasındaki hareket kızarıklığa ya da yaraya yol açıyor. Yeni teknikte, titanyum çubuk güvenli bir şekilde kemiğe sabitleniyor ve yapay kol ya da bacak bu çubuğa tutturuluyor. Çubuğun yüzeyi kesik bölgedeki cilt dokusunun çubuğun etrafında tutunmasına izin vermek için deliklerle kaplanıyor.

Yapay programlanır madde: Laboratuvarlarda üretilen çok küçük yapılar olan protocell'ler canlı hücreler gibi ışığa doğru ya da birbirlerine doğru hareket edebiliyorlar. Fakat bu yapılar canlı değil. Farklı moleküler içerikler kullanarak, protocell'ler farklı fonksiyonlarda başarılı olabiliyorlar. Örneğin, bazıları sera gazı karbondioksiti emerek binanın yapısının bir parçasını oluşturabiliyor. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde ticari olarak kullanılmaya başlanacak olan akıllı boyaların içinde de bu maddeler olacak. Bu maddeler, atmosferden karbondioksiti emecek ve küresel ısınmaya yol açan bu gazı zararsız kireç taşına dönüştürecek.

Bir Günlüğüne İstanbul'a Giden İzmirli Cefe



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Hafta sonu bir günlüğüne İstanbul'da olmam gerekti. Daha önce hiç gitmediğim İstanbul'da gezmek, dolaşmak, bir yerleri bulmak kabus gibi geliyordu. Çünkü İzmir'den bakınca görülen İstanbul; trafik, sıkıntı, keşmekeşti. Oraya gidip işinizi halledip dönebilmek, kafamda sorun olarak büyüdü gitti.

Ama mecburdum gitmeye ve gittik.

Bir gezi yazısı olabilecek kadar orada kalamadım ama iyi bir tanışma oldu diyebilirim.

İçimde ilk yıkılan tabu, İstanbul'da bir yerden bir yere ulaşmak çok zor düşüncesiydi. İstanbul'da bir yerden bir yere ulaşmak "şahsi aracınız yola çıkarsanız" çok zor. Ama toplu taşımayı kullanırsanız, şehrin her yanında birbirine bağlanmış ağlar mevcut. Metronun bittiği noktada tramvay, tramvayın bittiği noktada vapur sizi bekliyor.

Güneş Sisteminde Kayıp Gezegen Şüphesi

Bilim insanları, Güneş Sistemi'nde bir zamanlar Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün yanı sıra beşinci bir gaz gezegeni bulunduğunu, ancak daha sonra bu gezegenin Güneş Sisteminden atılmış olabileceğini düşünüyorlar.

ABD'nin Colorada eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü'nden David Nesvorny ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, Güneş Sistemi'nin 4 milyar yıl önce neye benzediğini anlamak için değişik bilgisayar canlandırmaları kullanıldı.

Bu araştırması sırasında gezegenlerin henüz yörüngelerine tam oturmadığını ve hareketli olduklarını keşfeden Amerikalı astronom, bir dizi test sonrasında bugün anladığımız Güneş Sistemi'nin beşinci bir gaz gezegeni olmaksızın ortaya çıkamayacağı sonucuna vardı.

GÜNEŞ SİSTEMİNİN OLUŞMASINI SAĞLADI

20 Eyl 2011

Sıradan Şeylerin Sıradışı Kullanımı


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Sıradan şeylerin sıra dışı kullanımı kitabı oldukça ilginç bilgilere sahip. 202 adet sıradan ev ürününü kullanarak paradan ve zamandan tasarruf etmenin 2000'i aşkın yöntemini gösteren kitapta oldukça eğlenceli çözümlerde bulunuyor. Bu çözümlerden bir kısmını paylaşalım:

Söğüt ağacının kabuğu doğal bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olan salisin maddesi bakımından zengindir. MÖ 3.YY'da Hipokratlar bunu baş ağrısı ve diğer ağrılara karşı kullanmıştır. Daha sonra Kızılderililer de dahil olmak üzere, insanlara şifa vermek için çalışan birçok kimse geleneksel olarak salisin içeren bitkileri soğuk algınlığı ve grip semptomlarını tedavi etmek için kullanmıştır. Fakat 1899yılında Alman firması Bayer'de kimyager olan Felix Hoffmann salisinin değişik bir türevi olan ve çoğunlukla aspirin olarak bilinen asetilsalisilik asidi geliştirmiştir.

Olta ve Ağ Kurşunu Yapın: Eski ve kullanılmayan anahtarlardan mükemmel olta ağırlığı elde edilir. Anahtarların delikleri olduğu için bunları oltaya bağlamak kolaydır. Nereye ait olduğunu bilmediğiniz bir anahtar bulduğunuzda, sonradan kullanılmak üzere balık takımlarınızın olduğu kutunun içine koyun.

Boyanın Kabuk Bağlamasını Önleyin: Yarısına kadar kullanılmış olan bir boya tenekesinin kapağını her açışta boya yüzeyinde kuru boyanın oluştuğu bir kabuk görürsünüz. Bu kabuğu yok etmeye çalışmak can sıkıcıdır ve aynı zamanda kuru boya parçaları boyanın içine karışabilir Bunun için kullanılmış boyanın kapağını kaparken iki önlem alabilirsiniz. Önce kutunun altına alüminyum folyo koyun ve tabanı etrafında bir daire çizerek işaretleyin. Daireyi kesin ve elde ettiğiniz bu folyo diski kutunun içindeki boyanın üstüne koyun. Sonra derin bir nefes alın, aldığınız nefesi boya tenekesinin içine doğru verin ve kapağı hemen kapatın. Nefesinizdeki karbondioksit kutudaki oksijenin bir kısmının yerini alır ve boyanın kurumasını önler.

14 Eyl 2011

Doğduğunuz Aya Göre Kişiliğiniz

Aylara Göre Kişiliğiniz

OCAK AYINDA DOĞANLAR
Hırslı ve ciddi kişilik Öğrenmeyi ve öğretmeyi sever İnsanların zaaflarını ortaya çıkarmayı sever Çok eleştirir Akıllı ve planlı programlıdır Çok çalışır ve üretkendir Duyarlı ve derin hisleri olan biridir İnsani nasıl mutlu edeceğini bilir Aşırı dikkatlidir Bünyesi kuvvetlidir Zor heyecanlanır Romantiktir ama aşkını ifade etmekte zorlanır Çocukları sever Evcil ve sadık bir eş olur Kolayca kıskanır Sosyal yönden zayıftır

ŞUBAT AYINDA DOĞANLAR
Somut şeylere önem verir Değişkendir Sessiz utangaç ve ağır kanlıdır Kendine güveni pek yoktur Dürüsttür Özgürlüğüne düşkündür Bazen saldırganlaşır Kesin olmayan islerden hoşlanmaz İnatçıdır Hayallerinin peşinden gider Batıl inançlara eğilimlidir

MART AYINDA DOĞANLAR
Çekici kişilik. Utangaç ve tutucu. Esrarengiz. Cömert ve sempatik. Rahatına düşkün. Duyarlı. Hizmet etmekten zevk alır. Kolay sinirlenmez. Güvenilir Nezakete önem verir. İyi bir gözlemcidir. İntikamcıdır. Seyahat etmeyi sever. Dikkat çekmeyi sever Dekorasyona meraklıdır Tempolu müzikleri sever Çok değişkendir

NISAN AYINDA DOĞANLAR
Aktif ve enerji doludur. Çabuk karar verip çabuk pişman olur, şefkatlidir. Mantığını dinler. Diplomatiktir. İnsanları teselli etmeyi sever. Dostlarının sorunlarıyla yakından ilgilenir. Cesurdur. Maceraperesttir. Sevgisini ve ilgisini belli eder. Hafızası güçlüdür. Baş ve göğüs hastalıklarına eğilimlidir.

9 Eyl 2011

30 yıl sonra ilk kez güneşi gören maymunlar !

Bilimsel deneyler için kullanılan maymunlar, 30 yıl sonra ilk defa 'hücre'lerinden dışarı çıkartılarak serbest bırakıldı. Maymunların sevinci şaşırtıcıydı.

Avusturya'da yıllardır HIV ile hepatit aşılarına ve medikal testlere tabii tutulan 38 primat türü maymun, 30 yıl sonra kafeslerinden dışarı bırakılarak bir süreliğine özgürlüklerinin tadını çıkardı.

8 Eyl 2011

Ejderha Dövmeli Kız Kitabının Yorumu

BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Lisbeth Salander: Kontrol edilemez , yönetilemez , disipline sokulamaz, o istemedikçe iletişim dahi kurulamaz !
Asosyal Lisbeth okul yaşamında -ki ortaokulda son bulmuş- sürekli problem yaratan biri. Öğretmenleri ve onun, kafasını patlattığı çocukların velileri Lisbeth'den yaka silkmişlerdi. Gerçi durduk yere hiç kimseye zarar vermiyordu Lisbeth. Tek isteği onunla hiç kimsenin uğraşmamasını ve rahat bırakmalarıydı. Ama ne okul ne de iş yaşamında tacizden, saldırıdan kurtulamamıştı.

Lisbeth Salander kendisine yapılanlara hiçbir zaman sessiz kalmamış ve hepsinin intikamını mutlaka almıştı. O tam bir dişi intikam komandosuydu.

Komando dedim diye sanmayın ki üstün yetenekli bir nişancı yada dövüşçüden bahsettiğimizi. Tam aksine Lisbeth Salander 24 yaşında, 150-155cm boylarında, 44-45 kilo civarında ince bilekli, geniş ağızlı, küçük burunlu, elmacık kemikleri belirgin, uçları belli olmasa bir göğsü olduğu dahi fark edilemeyecek bir "aykırı" .

6 Eyl 2011

Bir Kadının ilişkisinde yapmaması gereken hatalar


Hayatınızla ilgili detayları açıklamak

Konuşmadan önce düşünürseniz, ağzınızdan çıkacak kelimeleri kontrol edebilirsiniz. Geçmişiniz ile ilgili bir konuyu gündeme getirmeden önce, bunu duyacak birinin ne hissedeceğini düşünmenizi öneriyor psikologlar.

Eğer bırakacağınız etki kulağınıza hoş geliyorsa, o zaman durmayın söyleyin, ama değilse o zaman susmayı tercih edin.

Komutan rolüne bürünmek

İnsanlara güvenmek her zaman çok da kolay değildir, ancak bazı durumlarda bunu yapmaya mecbur olursunuz.

Baskı yapmayın, sevgilinizi kendi kararınıza uymaya zorlamaktansa ikinizi de ilgilendiren konularda birlikle karar almaya çalışın. Erkek arkadaşınız, karar vermesi için sunacağınız bu fırsattan mutluluk duyacaktır.

Herşeyi bir trajediye çevirmek

Hem kendinize hem de partnerinize karşı dürüst olmalısınız.

Aslında söylemek istediğiniz şey "kendimi güvende hissetmiyorum" iken bunun yerine "beni sevmiyorsun" demeyin, ilişkinizden ve erkek arkadaşınızdan ne istediğinizi bilin ve bunu doğru şekilde dile getirebilmek için kendinizi geliştirin.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...