ads

27 Ara 2011

Üç Bacaklı Adam; Francesco Lentini

1889 yılında Sicilya'da doğan "Sir Francesco Lentini"nin çok ilginç vücut yapısı.

16 Ara 2011

Od (İskender Pala) Kitap Yorumu




BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Bu yorumda İskender Palanın ne kadar başarılı olduğundan, kelime seçimlerini ne kadar özenli yaptığından ve tabii ki çok sağlam bir alt yapı araştırmasına giriştiğinden bahsetmek yerine Yunus'u tanıyanlara ya da tanıdığını zannedenlere, buna rağmen kitap hakkında hiçbir fikir yürütemeyenlere sadece yazılanlardan bahsedeceğim. ( ki zaten başka hiçbir söze de gerek yok ).

Molla Kasım, din hakkında yalan yanlış şeyler söyleyen bir müderrise haddini bildirmek için Konya'ya doğru yola çıkar. Yolda derviş kılıklı meczup biri ona bir tomar kağıt uzatarak "bunu sana gönderdi gönderen, oku bakalım" der ve çeker gider. Tomarda yazılanların şiir olması Kasım'ın hoşuna gider ve başlar okumaya. Şiirlerin kimisini çok beğenir, kimisi için "bunu yazan kafirdir " diyerek ırmağa atar kağıdı. Ama sonra şiirlerde "aşk" geçen kelimelerin yerine "din" kelimesini getirmeyi akıl eder ve tokat yemişe döner. Şiirler onu çok etkilemiştir. Molla Kasımın bütün hayatını etkileyecek şiir tam da bu anda eline geçer. Tomardan rastgele çıkarttığı bir kağıtta şunlar yazmaktadır ; " Ben dervişim diyene / Bir ün edesim gelir / Tanıyuban şimdiden / Varıp yetesim gelir; Sırat kıldan incedir / Kılıçtan keskincedir / Varıp onun üstüne / Evler yapasım gelir." Son beyit ise Molla Kasımın Konya'ya değil de hiç tanımadığı Yunus denen dervişin yanına koşmasına neden olur ; " Derviş Yunus bu sözü / Eğri büğrü söyleme / Seni sigaya çeker / Bir Molla Kasım gelir. "

Kasım, Yunus'u bulduktan sonra ırmağa attığı şiirleri yüzünden yaşadığı pişmanlığı gidermek için Yunus'un hikayesini yazmaya karar verir. Sonra Yunus anlatır, Kasım yazar, biz mest oluruz.

13 Ara 2011

Arkan Sağlam mı? (ibretlik fıkra)

'Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar... 

Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca oturuyormuş...

Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş.. .
Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya.. . Horoz önde.. Gençler pesinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz? ..
- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!..
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...
Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.

12 Ara 2011

Yurdum İnsanı Yatak Diyalogları


> > Hıdır... Hıdıııırrrr...
> > Hıııı??! Ne vaaarr??
> > Uyuyon mu?
> > Yok böğrülce ayıklıyom... Soru mulan bu Hacer? Uyuyom tabii ya ne edecem... Yat sen de zıbar hade...
> > Senin işin bitti tabii, devirip gıçını yatabiliyon...
> > Şipşak yap, sonra horul da horul uyu... Bir kere de geç gelsen dişimi kırıcam...
> > Gecen gece eve geç geliyon diye dırdır
ettiydin de, ben senin dişini kırdıydım ya daha ne istiyon?
> > Ben o geç gelmekten bahsetmiyom...Birlikte
gelmekten Bahsediyom...
> > Beraber mi gelecen? Kız o saatte dışarda senin ne işin var ki  eve benimle gelecen lan?
> > Off be Hıdıır off beee Hıdııırr. Sen beni anlamıyon...

11 Ara 2011

7 (Yedi) Sayısının Gizemi ! Sır mı, Rastlantı mı?

Evrensel anlamı olan rakamlar vardır. Türlü efsaneye konu olmuş rakamlar. 40'lar, 3'ler hatta uğursuzluğuyla bilinen 13 ve 23 gibi. Ancak hiçbiri 7 sayısının yanına bile yaklaşamamıştır.

İşte yedi ile ilgili efsaneler...


Gökkuşagı 7 renklidir.

Dünyanın 7 harikası vardır.

Soyumuz 7 göbektir.

Dünyada varsayılır 7 kapı vardır.

Büyük ayı 7 yıldızlıdır.

İnsan 7 çakralıdır.

3 Ara 2011

Ateşle Oynayan Kız - Kitap Yorumu




BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Steig Larsson'un yazdığı Millenium Üçlemesinin ikinci kitabı, Ateşle Oynayan Kız, 2006 yılında yayımlanmış. Okuma fırsatına ancak erişebildim. İlk kitap Ejderha Dövmeli Kız'ın hem kitabını okumuş hem de filmini izlemiştim. Seriye devam edip Ateşle Oynayan Kız'ı da hemen okumak istedim, ancak yaşadığım kimi sıkıntılar sebebiyle, kitap 2 aydır elimde kaldı.

Neyse ki sonuna ulaştım. Ama herhangi bir kitabı elinize aldığınızda en fazla 10-15 gün içinde bitirip atamıyorsanız, kitabın hakkında yapacağınız yorumlarda bir o kadar yanlış oluyor. Çünkü uzayan zaman ayrıntıları kaçırmanıza ve dolayısıyla kitapla aranıza mesafe girmesine sebep oluyor.

Bu sebeple yanlış anlatmamak için çok detaya girmeden paylaşalım:

Ateşle Oynayan Kız, Ejderha Dövmeli Kız'dan daha polisiye. En nihayetinde ortada 3 ceset var. Cesetlerden ikisi Mikeal'in yakın dostları ve dergiden meslektaş arkadaşları. Çok önemli bir dosya üzerinde çalışıyorlar. Kadın ticareti ve bu ticarette devletin payı. Dosyalarında çok önemli isimler mevcut. Ama daha projenin başındayken öldürülüyorlar.

1 Ara 2011

2011'de Neler Oldu? (3)


2011'de neler oldu başlık yazı dizimizin üçüncü yazısıyla devam edelim. ( Birinci yazımız ocak - mart arası için buraya tıkla , ikinci yazımız mart temmuz arası için buraya tıkla )

Temmuz 2011 devamı


* Ergenekon davasının hakimi Köksal Şengün'ün görev yeri değişti. Şengün Bolu'ya atandı. Şengün herhangi bir tayin talebinin olmadığını ama böyle takdir edildiğini belirtti. Şengün ayrıca tutuklu milletvekillerinin tahliye edilmeleri için olumlu yönde oy kullanmıştı.

* Diyarbakır'da ormanlık alanda arama tarama faaliyetinde bulunun askerlere pusu kuruldu. Pusuda 3 uzman erbaş 10 er şehit düştü 7 er yaralandı.

* Osmaniye'de bir pastane yaptığı Kahramanmaraş dondurmasına fazla güvendi. Yaptığı dondurmayla havaya otomobil kaldırmaya çalıştılar ancak 300 kiloluk dondurma koptu ve otomobilin üstünü haşat etti.

* Şike soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan Aziz Yıldırım'ın başkanlığını yaptığı Fenerbahçe, Ukrayna'nın Shaktar Donetsk takımıyla hazırlık maçı yapmaya çalıştı. Yapmaya çalıştı diyoruz çünkü maç 67. dakikada tribünlerin sahaya inmesi ile yarıda kaldı.

* Norveç'in başkenti Oslo'da bombalı saldırı düzenlendi. Saldırının şoku atlatılamamıştı ki, aynı gün Norveç'in Utaya  adasında bir cani 80 kişiyi öldürdü. İki saldırıda 100'e yakın kişi hayatını kaybetti. Medeni Batı'nın üstüne faşizmin gölgesi tekrardan çöktü !

28 Kas 2011

2011'de Neler Oldu? (2)



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

2011 yılı ocak, şubat ve mart aylarını birinci yazımızda değerlendirmiştik. (okumayanlar için link) Şimdi nisan ayından başlayarak notlar düşmeye devam edelim.

Nisan 2011


* YGS'de ikinci şifre skandalı patlak verdi. Şifre şu:



Soru 15: x.(10!) çarpımı bir pozitif tam sayının karesi olduğuna göre, x'in alabileceği en küçük değer kaçtır?

a) 21 b) 7 c) 5 d) 10 e) 14

Şıklarda en yüksek sayı 21. 21'in sağında b) şıkkı var, b şıkkı doğru yanıt oluyor.

Bu şekilde 40 matematik sorusundan 30 doğru çıkarılabilmekteydi.

* Japonya 7,1 şiddetindeki depremle tekrar sarsıldı.

* Karadeniz insanı ilginçtir, Rizeliler ondan da ilginçtir. Haber Rize'nin Güneysu ilçesinin Gürgen Köyü'nden. 80 yaşındaki Rizeli Bilal Atasoy çelik halatlarla dağdaki kayalıklardan boşluğa uzanan 6 metrekarelik bir oda yapıyor. Gel zaman git zaman bu oda yetersiz geliyor. Bilal Amca da boşluğa uzanan odasına 3 oda daha ekleyip evini büyütüyor. Ev haricinde birde rüzgarda dönen kamelyası mevcutmuş.



27 Kas 2011

2011'de Neler Oldu? (1)


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

2011'in bitmesine bir ay kaldı. Bu bir aylık süre için haber sitelerinin bir çoğu, bitirdiğimiz senenin nasıl geçtiğini, neler olduğunu yazacaklardır. Muhibbiler Blog'da bu furyaya katılsın istedik. Bir yıldır, yurdumuz ve dünyamızda yaşadığımız önemli olayları yorumlarımızla paylaşalım.

2011'de not düşülmesi gereken, üzerinde yorum yazılması gereken çok fazla konuyu tespit ettik. Dolayısıyla yazımız tek seferde sonlanmayacak, devam yazısı niteliğinde olacaktır. Sıkılmadan, zevkle okumanızı umarız.

Ocak 2011


* Yılın ilk ayı bir önceki seneden kalan trajikomik bir konuyla başladı. "Üniversitede pornolu tez" tartışması, üç akademik personelin, Bilgi Üniversitesi'ndeki görevlerine son verilmesiyle noktalandı. Hocalar yaptıkları açıklamalarda, üniversitelerin normal hayatta sahip olunamayacak özgürlük sınırlarına sahip yerler olduğunu, bu sebeple tezin içeriğine karışamayacaklarını söyleyerek kendilerini savundular !

Belki yerel bir olay olarak kabul edilebilecek bu konunun, yılın önemli olayları içinde olmasını yadırgayacaksınız ama, dikkat çekmek istediğim konu biraz farklı. 2011 yılı Türkiye'si kültürel ve dini sürtüşmeler dönemi olarak kabul edilebilir. Koca senede birçok defa anlamsız tartışmaların içinde savrulup gitmişiz...

* Ocak ayında futbol dünyası önemli bir transfere şahit oldu. Fenerbahçe kulübünün futbolcusu Colin Kazım sezon ortasında Galatasaray'a transfer oldu. Frank Rijkaard yönetiminde sıkıntı bir sezon başlangıcı yapan Galatasaray, Rijkaard'la yollarını ayırmış ve yerine efsane futbolcusu Hagi'yi teknik direktör yapmıştı. Gol yollarında ciddi sıkıntı yaşayan Hagi'nin Galatasaray'ı Colin Kazım'la çare aramıştı.

* Ocak ayının önemli olaylarından üçüncüsü yine futbol dünyasındandı. Ziraat Türkiye Kupası C grubunda yer alan Fenerbahçe, 2. lig ekiplerinden Yeni Malatyaspor'a 2-1 lik skorla yenilip grupta çıkma şansını sonlandırıyor ve kupa hasretine bir yıl daha ekliyordu. Fenerbahçe Türkiye Kupasını en sonra 1982-1983 sezonunda kazanmış !

* 14 Ocak 2001 tarihinde, dünya hiç alışık olmadığı bir coğrafyadaki ayaklanmayı izliyordu. Genellikle itaatkar, sakin (çoğumuzun duymuşuzdur Araplaşmak deyimini) toplumlar olarak bilinen Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin fitili ateşleniyordu. İlk devrilen taş Tunus lideri Bin Ali oluyor ve henüz yaratacağı fırtınanın etkisi kimsece fark edilemiyordu.

Üniversite mezunu bir seyyar satıcının tezgahına el koyulmasının ardından kendini yakmasıyla başlayan olaylar, ülkede devrime neden olmuştu. 23 yıllık diktatör devrilmişti !

25 Kas 2011

Burçlara Göre Cinsel Yaşam

Astroloji; Venüs ve Mars’ın etkileriyle size çekici gelen kadın ve erkek için önemli ipuçları verir. Venüs kadını, Mars erkeğini temsil eder. İki gezegen de tutkuyla ilişkilidir. Astrolog Şenay Yangel, burçların cinsel hayatları hakkında bilgiler verdi.

Doğum haritanızda yaşam kaynağı Güneş, aşk ve güzellikler tanrıçası Venüs, cesaretin temsilcisi Mars, cinselliğinizin tutkularınızın durumunu belirleyen gezegenlerdir.

Güneş, Venüs ve Mars; Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay ve Kova gibi pozitif burçlarda ise negatif burçlar olan Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak, Balık; Güneş, Venüs ve Mars’a baskın gelirler.

Karşınızdaki kadın ve erkeği tanımanız için baskın negatif gezegen yerleşimlerinin ortaya çıkması gereklidir. Pozitif burçlar her zaman cinselliğe yaklaşımlarını arzularını belli eder. Negatif burçlar ise bu konuda ilk adımı karşı tarafın atmasını ister ve arzulamaktan çok arzulanmayı ve bunun belli edilmesini ister.

BAĞIMSIZ BURÇLAR: Özgürlüklerine oldukça düşkün, pişmanlık duymadan ilişkilerini yaşayan ve ardında bırakabilen Koç, Kova, Yay ve İkizler’dir.

SADIK BURÇLAR: Boğa, Yengeç, Aslan, Oğlak ve Akrep, uzun süreli ilişkilerin insanlarıdır. Duygular önemlidir, gelip geçici heveslerin peşinde koşmazlar.

ATEŞ GRUBU ‘'KOÇ-ASLAN-YAY’’

Arzulu, dışa dönük ve ihtiraslıdırlar. Kovalamaktan, mücadele etmekten hoşlanan kişilerdir. Sosyaldirler, seçtikleri kişiyi eninde sonunda baştan çıkarmayı başarırlar. Cinselliği ve aşkı birbirine karıştırmazlar. Ateş grubuna mensup burçlara yaklaşmak için öncelikle kolay elde edilir olmamalısınız. Merak uyandırmalı, dikkatleri size yöneltecek küçük oyunlarla zihnini meşgul etmeyi başarmalısınız.


17 Kas 2011

2100 Yıldır Çalışan Kanalizasyon Sistemi



Sahip olduğu tarihi ve turistik mekanlar nedeniyle açık hava müzesini andıran Mersin'in Tarsus ilçesindeki Antik Roma Yolu, halen çalışabilen 2 bin 100 yıllık kanalizasyon sistemiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Belediye ekiplerinin 1993'de yaptığı çalışma sırasında ortaya çıkartılan Antik Roma Yolu'nun turizme kazandırılması için başlatılan çalışmalar sürüyor.

Tarsus Belediyesi tesislerinde geçtiğimiz aylarda yapılan ''Antik Roma Yolu Çalıştayı''nda çevre düzenlemesi yapılması kararı alınırken, birinci derece arkeolojik sit alanında olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğundaki bölgenin, ancak bir protokolle Tarsus Belediyesine devredileceği bildirildi.

13 Kas 2011

Esaretin Bedeli Film Yorumu



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.


İnternette sinema filmleri hakkında en kapsamlı bilgiye ulaşabileceğiniz site imbd.com'dur. Sinema filmlerinin konuları, fragmanları, oyuncularının yaşamlarından tutun da daha aklıma gelmeyen bir çok konuda içeriğe ulaşabileceğiniz bu sitenin, bence en önemli özelliği takipçilerinin oylarıyla oluşturmuş olduğu en iyi 250 film listesidir. Birçok farklı yerde karşınıza çıkabilecek olan "ölmeden izlenmesi gereken filmler" listesi, imdb'nin bu listesinden alıntıdır.

Esaretin Bedeli isimli başyapıt ise bu listenin en üstünde bulunan, gelmiş geçmiş en film unvanını hak eden eserdir. İyi bir sinema izleyicisinin bugüne kadar mutlaka izlediğini fark ettiğim filmi, maalesef ben yeni izledim. Özgürlük ve tutsaklığın, birey olabilmek ile yok olmanın ayrımının mükemmel şekilde anlatıldığı filmdeki diyaloglar adeta, altı kırmızı kalemlerle çizilmesi gereken kitap cümleleri tadında.

Zaten Esaretin Bedeli isimli bu film, Stephen King'in "Rita Hayworth and Shawshank Redemption" adlı kitabından Frank Darabont tarafından beyaz perdeye aktarılmış. İkili bu ortalıklarını yine hapishanede geçen bir başka başarılı film "Yeşil Yol"da da devam ettirmiş. O filmde çok başarılıydı ve Esaretin Bedeli'ne benzer hisleri yaşayabildiğiniz bir eserdi.

31 Eki 2011

Basit Türkçe Dil Kuralları

* Ayrı yazılan de(da) hiçbir zaman te (ta) şeklinde yazılmaz.

* mı (mi, mu mü) soru ekleri her zaman ayrı yazılır.

* Yazılarımızı yazarken noktalama işaretlerinden sonra kesinlikle bir tıklık boşluk bırakmak gerekir.

* Cümle başları ve noktadan sonra kesinlikle büyük harf kullanılır.

* Özel isimlerin baş harfi her zaman büyük olmalıdır.

* Bir çok değil birçok

* Sözcük ile noktalama işaretleri arasında boşluk konulmaz. (Ör: "mahalle , okul , " değil "mahalle, okul, "

* Türkçede "iki nokta yan yana" (..) gibi bir noktalama işareti yoktur, üç nokta (...) vardır.

*"... anlıyamadığım, söyliyemediğim değil anlayamadığım, söyleyemediğim" şeklinde yazmalıyız.

30 Eki 2011

Behzat Ç Seni Kalbime Gömdüm - Film Yorumu



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Sıradışı polisiye dizisi Behzat Ç'nin sinema filmi 28 Ekim Cuma günü gösterime girdi. Altın Portakal film festivalinde en iyi erkek oyuncu dalında ödül alarak dopinglenen film, gayet başarılı olmuş. Birkaç eleştirimiz olacak olsa da genel itibariyle izlenmeye değer.

Filmin kısaca konusundan bahsetmek gerekirse, ihbar üzerine Ankara'nın Gençlik Parkı'na giden polisler, kopmuş çiçeklerin altına gömülmüş bir tabut bulurlar. Tabuttan 75 yaşında ağzı banlı bir kadın çıkar. Ölüm nedeni boğulmadır. Yani kadın diri diri toprağa gömülmüştür. Behzat Başkomiser ve ekibinin soruşturduğu bu cinayetin maktulü, aynı zamanda emekli bir polis görevlisinin annesidir. Kendisi teşkilatta Avarel Nevzat olarak tanınmaktadır. Bu arada cinayet ihbarını yapan kişi de adını Red Kit olarak vermiştir ve bu ihbardan 3 gün öncede bir köpek öldürüp bir başka parka gömdüğünü ihbar etmiştir. Cinayet masasından Harun, köpek öldürdüğünü söyleyen birinin sapık olduğunu düşünüp, bu ihbarı başlarda dikkate almaz, ancak ortada şimdi Avarel - Red Kit - Rin Tin Tin üçgeni oluşmuştur.



Behzat Ç., Harun, Hayalet ve Akbaba'dan oluşan ekibiyle Ankara'yı didik didik ederek Red Kit'in suç ortakları olan Gorbaçov Hasan ve Pembo'ya ulaşmaya çalışır. Olay Yeri İnceleme Şubesi'nin genç komiserlerden Songül (Cansu Dere) de bu olayda onlara yardımcı olmaktadır.Bu esnada şüpheli tavırlarıyla dikkat çeken bir görgü tanığına ulaşırlar. İsmi Süleyman olduğu halde kendisini Ahmet olarak tanıtmaktadır. Kendini Ahmet Sanan Süleyman'ın çelişkili ifadeleriyle iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.Behzat Ç. araştırmalarını derinleştirdikçe emniyet içinde yasa dışı yollarla faaliyet gösteren bir örgütün varlığına ulaşır. O örgütlenme artık çok yükseklerdedir ve Behzat'ın bu olayı soruşturmasından hiç hoşlanmamaktadır.

18 Eki 2011

Tek başlıkta üç film tavsiyesi

BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Üç dört haftadır ailemde çeşitli sağlık sorunları vardı. Bu sebeple zamanımın büyük çoğunluğu evde geçti ve bir çok film izleme fırsatım da oldu. Her izlediğim filmi ayrı ayrı yazmaktansa, hepsini bir başlıkta toplamak daha iyi gibime geldi.

1- Fargo



Fargo1996 yılında iki Oscar ödülü almış olmasına rağmen adını hiç duymadığım bir filmdi. (En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü (Frances McDormand) - En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü (Joel ve Ethan Coen) Twitter'da Ahmet Hakan'ın bir twitinde Fargo'yu tavsiye etmesiyle dikkatimi çekti. Genellikle ödül alan filmleri sıkıcı bulurum. Zira ödülü genellikle ağır psikolojik filmler elde eder. Ailece oturup izlemek için bu tarz filmlerin kötü tercihler olduğunu düşünürüm.

Fargo bahsettiğim ödül alan filmlerden biraz daha farklı bir film. Konusu basit ve etkileyici. Zengin kayınpederinden hoşlanmayan William'ın maddi durumu pek iyi değildir. Bir şekilde ondan para sızdırmak ister ve kötü bir plan yapar. İki haydutla anlaşıp 80bin $'a karısını kaçırmalarını ister. Paranın 40bini haydutlara 40bini kendisine kalacaktır. Haydutlar William'ın karısını kaçırırlar ancak anlaşmadan çok daha sert şekilde ! Bu arada William kayınpederine  1 milyon $ fidye isteniyor der. Yalanlar ve yanlışlar üzerine kurulan bu ilişkilerin çok kötü sonuçları olacaktır.



İzlenmeye değer bir film. Ayrıca Fargo başlarken şu notla başlar:

15 Eki 2011

Beyninizin Sağı mı Daha Çok Çalışıyor Solu mu? TEST


Bu test beyninizin hangi yönünün baskın olduğunu ortaya çıkarıyor! Sağ beyniniz mi daha çok çalışıyor yoksa sol beyniniz mi? Testi çözün, karar verin ve özelliklerinizi görün:

1- Okuldayken hangi dersleri daha çok severdiniz?
a) Türkçe, Resim, Sosyal Bilgiler
b) Fen ve Matematik dersleri

2- Hangi tür sporları yapmaktan hoşlanırsınız?
a) Tek başına yapılan sporları
b) Takım sporlarını

3- Gördüğünüz rüyaları ne sıklıkta hatırlarsınız?
a) Çoğunlukla hatırlarım
b) Ender olarak hatırlarım

4- Konuşurken ellerinizi ve mimiklerinizi ne kadar kullanırsınız?
a) Çok kullanırım
b) Çok az kullanırım

5- İki elinizin parmaklarını birbirine geçirerek kenetleyin. Hangi elinizin baş parmağı üstte kalıyor?
a) Sağ
b) Sol

6- Şu an saatin kaç olduğunu tahmin edin, şimdi saate bakın, yanılma payınız ne kadar?
a) On dakikadan fazla
b) On dakikadan az

7- Aşağıdakilerden hangisini daha kolay hatırlarsınız?
a) İnsanların yüzlerini
b) İnsanların isimlerini

8- İki gözünüzü açık tutarak elinizdeki kalemi, bir cam kenarı veya kapı kenarı ile hizalayın. Önce sol gözünüzü, sonra sağ gözünüzü kapatın. Hangi gözünüzü kapatınca kalem daha az oynuyor?
a) Sol gözümü kapatınca
b) Sağ gözümü kapatınca

12 Eki 2011

Psikolojik Analiz - Karakter Testi

Aşağıdaki resimler psikologlar tarafından ortaya çıkarılmış, defalarca test edilmiş, şekiller ve renkler değişerek bugünkü halini almış. Hangi resim size yakın geliyorsa seçin, dokuz ana karakterden hangisi size uyuyor bulun !

1. Içedönük-Hassas-Kolay Etkilenen: Kendinizle ve cevrenizle ilgili dusuncelere
etrafinizdaki cogu kisiden daha sik ve daha derin bir sekilde daliyorsunuz. Ustun koru
hareketler ve konusmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa, yalniz
kalmayi tercih edebiliyorsunuz. Ama yakin arkadaslarinizla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli
ki bu da size ihtiyaciniz olan uyumu ve gucu getiriyor. Yine de yalniz basina kalmaktan hic
sıkılmıyorsunuz.

8 Eki 2011

Einstein ile Sohbet !



EINSTEİN'la ölümüne yakın yapılan, kütüphanelerin tozlu raflarından çıkarılıp günümüzde tekrar hatırlanması gereken bir sohbet.

- Dünya neden kaoslar silsilesi yaşıyor?

- Dünya  kaosları kötü kişiler ve kararlardan dolayı değil olanları durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden yaşıyor.

-Dünya nereye gidiyor?


- 3. Dünya Savaşı doğal kaynak eksikliğinden çıkacaktır. O savaşta  hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama  4. Dünya  Savaşı'nda taş  ve sopalar olacağını biliyorum.

- Siz atomu keşfettiniz, Hiroşima ve Nagazaki'nin tepesinde atom bombası patlattılar. Ne düşünüyorsunuz?


- Her savaş  insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine  bir halka ekler. Ben atomu insanlığın yararı için keşfettim. Ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar. Böyle olaca ğını bilseydim, bir ayakkabı tamircisi olurdum.

29 Eyl 2011

Dünyanın En İlginç Çiçekleri - Vahşi Çiçekler


Çiçekleri hep iyi huylu, insanlığa yararlı türler olarak bildik. Bize en azından öyle öğretildi. Size göstereceğimiz bu 6 çiçek dünyanın en garipleri arasında.


1-Nepenthes Truncat


Etçil bitkiler arasında en insan canlısı ve evde yetiştirmeye uygun olanı. En büyük hobisi fare ve böcek yemek. Sevgilinize durumu açıklamayı unutmayın da dudağının yarısını çiçeğe kaptırmasın.

27 Eyl 2011

Hayır Diyememek İletişim Bozukluğuna Sebep Olur




BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Pazar günü bir gazetede dikkatimi çeken bir konu vardı. Konu "Gerektiğinde Hayır Diyebiliyor musunuz?" Belki de en önemli iletişim bozukluğu sebebi hayır diyememektir. Kimi zaman bencil görünmemek için, kimi zamanda karşı tarafın tepkisinden çekinerek "hayır"larımızı yutup içimize atıyoruz ve istemediğimiz yerlerde veya istemediğimiz hallerde kalabiliyoruz.

Hayır diyememek kendimize zarar olduğu gibi , güvenip beraber yola çıkılan kişilerle de aramızın bozulmasına sebep olabilir.

Oscar Wilde "Sadık Arkadaş" adlı hikâyesinde zengin bir değirmencinin en yakın arkadaşı talihsiz bahçıvan Hans'ı anlatır. Zavallı bahçıvan, değirmencinin kölesiydi aslında. Değirmenci "rica" ile durmadan bir şeyler talep eder, "hayır" cevabını da kabul etmez. Eh, sonuçta Hans da "hayır" diyebilen biri değildir. Her şeyini değirmenciye verir, tüm hizmetlerini de görmektedir. Değirmencinin karısı ve çocuklarının da isteyecek bir şeyleri hep olur. Ama fırtınalı bir havada gene değirmenci için koştururken Hans'ın başına bir sürü kaza gelir. Ve ölür. Kıssadan hisse mi? "Hayır" diyememek öldürmese de süründürür.

Psikologlar, uzmanlar gerektiğinde kime nasıl hayır dememiz konusunda çeşitli çalışmalar yapıyorlarmış. Psikoterapist Emma Baskerville'ın bu konuda yaptığı araştırmanın notları şöyle:

23 Eyl 2011

Sevgilinizle Telefonda Konuşmanın 10 Altın Kuralı

 Erkeklerle kadınların telefon ve bilgisayar gibi iletişim araçlarına bakış açıları çok farklı. Erkekler bu araçları bilgi almak için kullanırken, kadınlar duygu ve düşüncelerini paylaşıyorlar. Konuyu araştırırken çok eğlendik. Sonuçların sizin de ilginizi çekeceğinden eminiz!

Boş konuşmayın

Erkeklerin çoğu, telefonda uzun uzun konuşmaktan hoşlanmaz. Hele siz “Bugün ne yaptın?” sorusunu günlük programınızı dakika dakika anlatarak yanıtlıyorsanız, dikkati bir süre sonra dağılacaktır.

Bu yüzden tabii ki telefonda sohbet edin ama konuyu çok fazla uzatmayın. Sizin için önemli meseleleri ise buluşmalarınıza saklayın. Doğal olun ve en yakın arkadaşınızla sohbet ediyormuş gibi konuşun ama “Saçımın kırıklarını aldırmam gerek ya da epilasyon yaptıracağım” gibi “kızsal” konuları yakın arkadaşlarınıza saklayın.

Eğer o, sizi arıyorsa bırakın konuşsun ama eğer arayan sizseniz konuşmayı mümkünse kısa tutun.

Erkek ne zaman ve ne sıklıkta aranmalı?

Gizli Reklamlar Bilinçaltımızı Etkiler mi?


Bilinçaltına işleyerek tüketimi yönlendiren 'gizli reklam' diye bir şey gerçekten var mı? 

Televizyon ve sinemada uzun süredir tartışılan ‘bilinçaltını hedefleyen reklamlar’ (subliminal) artık internetteki multimedya uygulamaları için de tartışılıyor. Peki böyle bir reklam tekniği gerçekten var mı?

‘Eşik altı algılama’ 60’lardaki soğuk savaş döneminde ortaya atılmış bir kavram. 35 mm sinema filmleri saniyede 24 kare hızla geçer. Araştırmacılar her 24 karede bir, filme başka bir görüntü eklenip saniyede 25 kare hızla oynatılırsa izleyenin o farklı kareyi algılayacağını, bilinçli olarak fark etmese de o görüntüden etkileneceğini varsaymıştı.

22 Eyl 2011

Dünyayı değiştirecek 10 fikir


Yıllar geçtikçe teknoloji ilerliyor, hayatımızı kolaylaştıran ürünler, icatlar ortaya çıkıyor.Tıptaki ilerlemeler sayesinde de birçok insanın hayatı kurtuluyor, hastalıklar daha kolay tedavi ediliyor. Bunlara yeni örnekler de çok yakında ortaya çıkacak.

BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, önümüzdeki birkaç yıl içinde piyasaya çıkacak ruh halinizi algılayan televizyondan 3 boyutlu yazıcıya kadar birçok yenilik sizleri bekliyor.


İnsan ile makinenin kaynaşması: Cilt dokusunun biyonik koldaki metale aşılanması kolay bir iş değildir. Fakat University College London'da görevli araştırmacılar, geyik boynuzu üzerinde çalışıyorlar. Araştırmacılar cilt dokusunun uzun liflerini gözenekli boynuz kemiğinin içine gömdüler. Bu enfeksiyon riskini azaltarak cildin boynuz etrafında mühürlenmesini sağladı. Yapay kollar ya da bacaklar normalde kesik bölümün gövdesine tutturuluyor ya da sargıyla sarılıyor. Yürürken gövde ile yapay bacak arasındaki hareket kızarıklığa ya da yaraya yol açıyor. Yeni teknikte, titanyum çubuk güvenli bir şekilde kemiğe sabitleniyor ve yapay kol ya da bacak bu çubuğa tutturuluyor. Çubuğun yüzeyi kesik bölgedeki cilt dokusunun çubuğun etrafında tutunmasına izin vermek için deliklerle kaplanıyor.

Yapay programlanır madde: Laboratuvarlarda üretilen çok küçük yapılar olan protocell'ler canlı hücreler gibi ışığa doğru ya da birbirlerine doğru hareket edebiliyorlar. Fakat bu yapılar canlı değil. Farklı moleküler içerikler kullanarak, protocell'ler farklı fonksiyonlarda başarılı olabiliyorlar. Örneğin, bazıları sera gazı karbondioksiti emerek binanın yapısının bir parçasını oluşturabiliyor. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde ticari olarak kullanılmaya başlanacak olan akıllı boyaların içinde de bu maddeler olacak. Bu maddeler, atmosferden karbondioksiti emecek ve küresel ısınmaya yol açan bu gazı zararsız kireç taşına dönüştürecek.

Bir Günlüğüne İstanbul'a Giden İzmirli Cefe



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Hafta sonu bir günlüğüne İstanbul'da olmam gerekti. Daha önce hiç gitmediğim İstanbul'da gezmek, dolaşmak, bir yerleri bulmak kabus gibi geliyordu. Çünkü İzmir'den bakınca görülen İstanbul; trafik, sıkıntı, keşmekeşti. Oraya gidip işinizi halledip dönebilmek, kafamda sorun olarak büyüdü gitti.

Ama mecburdum gitmeye ve gittik.

Bir gezi yazısı olabilecek kadar orada kalamadım ama iyi bir tanışma oldu diyebilirim.

İçimde ilk yıkılan tabu, İstanbul'da bir yerden bir yere ulaşmak çok zor düşüncesiydi. İstanbul'da bir yerden bir yere ulaşmak "şahsi aracınız yola çıkarsanız" çok zor. Ama toplu taşımayı kullanırsanız, şehrin her yanında birbirine bağlanmış ağlar mevcut. Metronun bittiği noktada tramvay, tramvayın bittiği noktada vapur sizi bekliyor.

Güneş Sisteminde Kayıp Gezegen Şüphesi

Bilim insanları, Güneş Sistemi'nde bir zamanlar Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün yanı sıra beşinci bir gaz gezegeni bulunduğunu, ancak daha sonra bu gezegenin Güneş Sisteminden atılmış olabileceğini düşünüyorlar.

ABD'nin Colorada eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü'nden David Nesvorny ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, Güneş Sistemi'nin 4 milyar yıl önce neye benzediğini anlamak için değişik bilgisayar canlandırmaları kullanıldı.

Bu araştırması sırasında gezegenlerin henüz yörüngelerine tam oturmadığını ve hareketli olduklarını keşfeden Amerikalı astronom, bir dizi test sonrasında bugün anladığımız Güneş Sistemi'nin beşinci bir gaz gezegeni olmaksızın ortaya çıkamayacağı sonucuna vardı.

GÜNEŞ SİSTEMİNİN OLUŞMASINI SAĞLADI

20 Eyl 2011

Sıradan Şeylerin Sıradışı Kullanımı


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Sıradan şeylerin sıra dışı kullanımı kitabı oldukça ilginç bilgilere sahip. 202 adet sıradan ev ürününü kullanarak paradan ve zamandan tasarruf etmenin 2000'i aşkın yöntemini gösteren kitapta oldukça eğlenceli çözümlerde bulunuyor. Bu çözümlerden bir kısmını paylaşalım:

Söğüt ağacının kabuğu doğal bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olan salisin maddesi bakımından zengindir. MÖ 3.YY'da Hipokratlar bunu baş ağrısı ve diğer ağrılara karşı kullanmıştır. Daha sonra Kızılderililer de dahil olmak üzere, insanlara şifa vermek için çalışan birçok kimse geleneksel olarak salisin içeren bitkileri soğuk algınlığı ve grip semptomlarını tedavi etmek için kullanmıştır. Fakat 1899yılında Alman firması Bayer'de kimyager olan Felix Hoffmann salisinin değişik bir türevi olan ve çoğunlukla aspirin olarak bilinen asetilsalisilik asidi geliştirmiştir.

Olta ve Ağ Kurşunu Yapın: Eski ve kullanılmayan anahtarlardan mükemmel olta ağırlığı elde edilir. Anahtarların delikleri olduğu için bunları oltaya bağlamak kolaydır. Nereye ait olduğunu bilmediğiniz bir anahtar bulduğunuzda, sonradan kullanılmak üzere balık takımlarınızın olduğu kutunun içine koyun.

Boyanın Kabuk Bağlamasını Önleyin: Yarısına kadar kullanılmış olan bir boya tenekesinin kapağını her açışta boya yüzeyinde kuru boyanın oluştuğu bir kabuk görürsünüz. Bu kabuğu yok etmeye çalışmak can sıkıcıdır ve aynı zamanda kuru boya parçaları boyanın içine karışabilir Bunun için kullanılmış boyanın kapağını kaparken iki önlem alabilirsiniz. Önce kutunun altına alüminyum folyo koyun ve tabanı etrafında bir daire çizerek işaretleyin. Daireyi kesin ve elde ettiğiniz bu folyo diski kutunun içindeki boyanın üstüne koyun. Sonra derin bir nefes alın, aldığınız nefesi boya tenekesinin içine doğru verin ve kapağı hemen kapatın. Nefesinizdeki karbondioksit kutudaki oksijenin bir kısmının yerini alır ve boyanın kurumasını önler.

14 Eyl 2011

Doğduğunuz Aya Göre Kişiliğiniz

Aylara Göre Kişiliğiniz

OCAK AYINDA DOĞANLAR
Hırslı ve ciddi kişilik Öğrenmeyi ve öğretmeyi sever İnsanların zaaflarını ortaya çıkarmayı sever Çok eleştirir Akıllı ve planlı programlıdır Çok çalışır ve üretkendir Duyarlı ve derin hisleri olan biridir İnsani nasıl mutlu edeceğini bilir Aşırı dikkatlidir Bünyesi kuvvetlidir Zor heyecanlanır Romantiktir ama aşkını ifade etmekte zorlanır Çocukları sever Evcil ve sadık bir eş olur Kolayca kıskanır Sosyal yönden zayıftır

ŞUBAT AYINDA DOĞANLAR
Somut şeylere önem verir Değişkendir Sessiz utangaç ve ağır kanlıdır Kendine güveni pek yoktur Dürüsttür Özgürlüğüne düşkündür Bazen saldırganlaşır Kesin olmayan islerden hoşlanmaz İnatçıdır Hayallerinin peşinden gider Batıl inançlara eğilimlidir

MART AYINDA DOĞANLAR
Çekici kişilik. Utangaç ve tutucu. Esrarengiz. Cömert ve sempatik. Rahatına düşkün. Duyarlı. Hizmet etmekten zevk alır. Kolay sinirlenmez. Güvenilir Nezakete önem verir. İyi bir gözlemcidir. İntikamcıdır. Seyahat etmeyi sever. Dikkat çekmeyi sever Dekorasyona meraklıdır Tempolu müzikleri sever Çok değişkendir

NISAN AYINDA DOĞANLAR
Aktif ve enerji doludur. Çabuk karar verip çabuk pişman olur, şefkatlidir. Mantığını dinler. Diplomatiktir. İnsanları teselli etmeyi sever. Dostlarının sorunlarıyla yakından ilgilenir. Cesurdur. Maceraperesttir. Sevgisini ve ilgisini belli eder. Hafızası güçlüdür. Baş ve göğüs hastalıklarına eğilimlidir.

9 Eyl 2011

30 yıl sonra ilk kez güneşi gören maymunlar !

Bilimsel deneyler için kullanılan maymunlar, 30 yıl sonra ilk defa 'hücre'lerinden dışarı çıkartılarak serbest bırakıldı. Maymunların sevinci şaşırtıcıydı.

Avusturya'da yıllardır HIV ile hepatit aşılarına ve medikal testlere tabii tutulan 38 primat türü maymun, 30 yıl sonra kafeslerinden dışarı bırakılarak bir süreliğine özgürlüklerinin tadını çıkardı.

8 Eyl 2011

Ejderha Dövmeli Kız Kitabının Yorumu

BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Lisbeth Salander: Kontrol edilemez , yönetilemez , disipline sokulamaz, o istemedikçe iletişim dahi kurulamaz !
Asosyal Lisbeth okul yaşamında -ki ortaokulda son bulmuş- sürekli problem yaratan biri. Öğretmenleri ve onun, kafasını patlattığı çocukların velileri Lisbeth'den yaka silkmişlerdi. Gerçi durduk yere hiç kimseye zarar vermiyordu Lisbeth. Tek isteği onunla hiç kimsenin uğraşmamasını ve rahat bırakmalarıydı. Ama ne okul ne de iş yaşamında tacizden, saldırıdan kurtulamamıştı.

Lisbeth Salander kendisine yapılanlara hiçbir zaman sessiz kalmamış ve hepsinin intikamını mutlaka almıştı. O tam bir dişi intikam komandosuydu.

Komando dedim diye sanmayın ki üstün yetenekli bir nişancı yada dövüşçüden bahsettiğimizi. Tam aksine Lisbeth Salander 24 yaşında, 150-155cm boylarında, 44-45 kilo civarında ince bilekli, geniş ağızlı, küçük burunlu, elmacık kemikleri belirgin, uçları belli olmasa bir göğsü olduğu dahi fark edilemeyecek bir "aykırı" .

6 Eyl 2011

Bir Kadının ilişkisinde yapmaması gereken hatalar


Hayatınızla ilgili detayları açıklamak

Konuşmadan önce düşünürseniz, ağzınızdan çıkacak kelimeleri kontrol edebilirsiniz. Geçmişiniz ile ilgili bir konuyu gündeme getirmeden önce, bunu duyacak birinin ne hissedeceğini düşünmenizi öneriyor psikologlar.

Eğer bırakacağınız etki kulağınıza hoş geliyorsa, o zaman durmayın söyleyin, ama değilse o zaman susmayı tercih edin.

Komutan rolüne bürünmek

İnsanlara güvenmek her zaman çok da kolay değildir, ancak bazı durumlarda bunu yapmaya mecbur olursunuz.

Baskı yapmayın, sevgilinizi kendi kararınıza uymaya zorlamaktansa ikinizi de ilgilendiren konularda birlikle karar almaya çalışın. Erkek arkadaşınız, karar vermesi için sunacağınız bu fırsattan mutluluk duyacaktır.

Herşeyi bir trajediye çevirmek

Hem kendinize hem de partnerinize karşı dürüst olmalısınız.

Aslında söylemek istediğiniz şey "kendimi güvende hissetmiyorum" iken bunun yerine "beni sevmiyorsun" demeyin, ilişkinizden ve erkek arkadaşınızdan ne istediğinizi bilin ve bunu doğru şekilde dile getirebilmek için kendinizi geliştirin.

29 Ağu 2011

KANGAL 'LA KURT ÇİFTLEŞTİRİLDİ


Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde (DPÜ) yeni bir Türk kurt köpeği nesli elde etmek için kangal köpeği ile yabani kurt çiftleştirildi. Yrd.Doç.Dr. Ahmet Selçuk Özen, çalışmaların 5 yıldan bu yana sürdüğünü belirtti.
YENİ TÜRK KURT KÖPEĞİ NESLİ ELDE EDİLECEK


DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd Doç. Dr. Ahmet Selçuk Özen, ilk olarak erkek Kangal köpeği ile yabani bir dişi kurdu çiftleştirdiklerini söyledi. Bu çiftleşme sonucunda yavrular doğduğunu belirten Özen, “Bu yavrulardan büyüyen Türk kurdu dediğimiz erkek kurt köpeğini bu kez dişi bir Kangal köpeği ile çiftleştirdik. Çiftleştirme sonucunda Kangal 5 yavru kurt köpeği doğurdu. Yavrulardan ikisi hastalık nedeniyle öldü.3 yavru ise sağlıklı olarak yaşamını sürüyor” diye konuştu.;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...