ads

28 Ağu 2009

Saklıkent Gezimden Notlar Fotoğraflar ve Video



(Giriş bileti alırken bir foto)

BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Fethiye gezimin son ayağını yazıyorum şimdi de . Uzunca bi çalışma oldu =) Son ayağın adı saklıkent . Ama Antalya Saklıkent ile karıştırmayın . Bu Fethiye'yi 40-45 km geçtikten sonra olan büyük kanyonun adı .  Karacasu çayı diyolarmış çaya ama o isimle pek bilen yok yaşayanları dışında .



(Saklıkent from Cefe35 on Vimeo.)

Tahmin edeceğiniz gibi buz gibi bir su . Ama yaz günü gerçekten çok güzel geliyor bu soğukluk . Fethiye'ye 5. saklıkente'de 5. gidişim =) Su sanırım ferahlık veriyor =)



Göcek Adası Notlarım ve Fotolarım


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.


Fethiye tatilimin bir diğer ayağı da Göcek'ti . Göcek Fethiye'ye 34 km uzaklıkta . Küçük şirin bir kasaba . Gerçi bu kasaba sözü Göcek için hiçte olmadı . Zira kasaba bana hep kırsal yada köye yakın bir görüntü hatırlatır . Oysa Göcek uluslararası 5 marinayı barındırmakta . Milyonluk milyarlık gemiler yatlar sıralanmış duruyor =)





Bakmaya doyulmayan bu teknelerden de fotoğraflar var Göcek yazımda ancak asıl beni etkileyen yan çok daha başkaydı .



27 Ağu 2009

Fethiye Gezi Notlarım ve Fotolarım -2



Oludeniz from Cefe35 on Vimeo.

Fethiye gezisi notlarım fotolarım başlığı altındaki bu ikinci yazımda , Ölüdeniz'den günlük yat turları ile çıktığım yolculuktan kesitler olacak . Saat 10:30 da hareket eden yatlar akşam 5-5:30 civarında tekrar aynı yere geriye dönüyorlar . Gezi boyunca birbirinden temiz yerleri gezdiren tekneler kişi başı 20 lira alıyor ve bunun karşılığında seçimini size bıraktığı iki farkı öğle yemeği menüsü sunuyor . Bu fiyata hem tüm günü güzel geçirdiğinizi ve yemek yediğinizi de düşünürseniz oldukça iyi bir fiyat olduğunu farkedersiniz .



Tekne geziye öncelikle mavi mağara denilen yere uğrayarak başlıyor . Çok aşırı derin olmayan bu ağaranın içine yüzerek girebiliyorsunuz . Farklı bir yer ve yüzerek mağara girmek zevkli olabiliyor .

Fethiye Gezisi Notları ve Fotoları -1


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

İlk kez bu kadar uzun bir gezi yazısı hazırlıyorum . Çok fotoğraf bir o kadar not ve güzel anılarla geçen hafta sonumu paylaşacağım bu yazıyı , uzun olması sebebiyle kendi içinde parçayalıp kategorileştirdim . Şuan okumakta olduğunuz bu yazı Fethiye 'ye ilk gidiş günümü içermektedir. Diğer yazılarımda Göcek ve Göcek Adası , Saklıkent , Tekne Turunu bulabileceksiniz . Toplu olarak hepsini okuduğunuzda Fethiye ve çevresi hakkında detaylı bir bilgi edineceğinizi zannediyorum .

Kendi aracınızla gittiğiniz vakit hiç zorlamadan 4,5-5 saatte İzmir'den Fethiye'ye ulaşabilirsiniz . Ancak yol üzerinde saç kavurma ve gözleme yazıları ve Çine'de çöp şişçiler sıra sıra , hiç durmadan gitmek biraz zor gibi =) Yatağan Gökova arasında yol çalışmaları var . Bu sene gitmeyi düşünenlerin daha dikkatli olmalarında yarar var .



Fethiye'ye tahminen 45-50 km kala bu doğa harikası yerde durmadan geçmeye de izin vermiyor yol . Katrancı sakin gizli bir koy . Doğa harikası bir yer . Biz ancak üstten geçerken fotoğraf çektik . İşte o fotoğraflar :





Fethiye'ye bu 5. gidişimiz . Hiçbir akrabamız falanda yoktu bize orayı alıştıran ama iki sebep bizi bağladı . Birinci sebebi ilerleyen yazılarda fark edeceğiniz şey olan Fethiye'nin başka hiçbir yerde olmayan doğa harikası bir yer olması . İkincisi ise böylesine güzel bir yerde zaman geçirirken huzurlu ve rahat olmamızı sağlayan California Apart Hotel . Aile işletmesi olan bu yerde çok rahat edeceğinizi temin ederim . Bahsettiğim bu yer tam Fethiye'de olamayıp Fethiye merkeze 16-17 km Ölüdeniz'e 3 km mesafede bulunmakta  . Bulunduğu yer Hisarönü olarak bilinmektedir ve Fethiye merkezden kat kat daha canlı hareketli bir yerdir .

22 Ağu 2009

Kağıtlara Tutkumuz ve Muhibbiler Kitap Ayraçları



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Hatırlıyorum bir ara haberlerde sık sık çıkardı , çöp ev belediye tarafından temizlendi haberleri . Artık ya insanlar kağıt toplamıyor yada haber değeri taşımıyorlar .

Eve kağıt toplayacak kadar abartılı olmasa da bir çok insanın duygusal bağı vardır kağıtlarla .

Atamazsın kolay kolay , önemsiz kağıtları dahi .

Ders notları atılmaz mesela , kolilenir kaldırılır . Okul yaşantın boyunca kendi ders notlarından bir ders geçemeyen adam , kendi notunu saklar kaldırır . Yada fotokopileri atamaz .

Kaçınız hatırlar bilemiyorum . Bende hayal meyal hatırlıyorum zaten . Annanemlerin eski evin tabanı tahtaydı . O tahtadaki delikleri kağıtla tıkarlardı . O kağıdı çıkardın mı alt kattaki ev görünürdü =) O kağıt parçası mesela bir mahremiyetti .

Yine eskilerden geldi aklıma . Kömür sobasının altına gazete serilirdi küller halıya gelmesin diye . Aynı haberi bir senede kaç kere okurduk can sıkıntısından kim bilir =)

Soba deliği kapatılır , masanın dengesiz ayağına konur . Hatta o kağıt masa ile bütünleşir . Masa nereye giderse o kağıt konur altına .

18 Ağu 2009

Tarihimizle Yüzleşmek - Emre Kongar Kitabı Yorumum



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Emre Kongar - Tarihimizle Yüzleşmek isimli kitap okumasını son bitirdiğim eser . Kitap çok basit elde edilebilecek kaynaklarla resmi tarihin ve gayri resmi tarihin , eksik , yanlış veya abartılı verdiği konulara değinmiş . Tarihi sıkıcı bulanların dahi beğenerek okuyabileceğini düşündüğüm kitabın başında Emre Kongar , kitabı yazma sebebini şöyle açıklıyor :

"Ben bir tarihçi değilim, bir toplumbilim öğrencisiyim.

Bu kitapta yazdıklarımı, bulduğum yeni belgeler veya kimsenin bilmediği özgün metinler üzerine de dayandırmadım.

Tam tersine, yazdıklarımı, başta İslam Ansiklopedisi ve Türk Ansiklopedisi olmak kaydıyla, herkesin bildiği, herkesin her an ulaşabileceği, güvenilir kaynaklara dayandırdım.

Pek çok bölümde, yararlandığım kaynaklan da belirttim."

Toplam 233 sayfa . Elimde bulunan kapakta 10 YTL yazıyor ancak ben eski kitapçıdan 5 liraya aldım . (Üçyol'da yeni bir eski kitapçı buldum bide =) )

Daha önceden demokrasimizle yüzleşmek isimli kitabını da okuduğum Kongar'ın kitapları genellikle sıkıcı konuları dahi akıcı bir dil ile yorumlamaktadır .

Kitapta özellikle not aldığın birkaç yeri paylaşayım :

* İlk Devalüasyon - Fatih Sultan Mehmet




"Osmanlı tarihinin ilk devalüasyonunu yapmış, yani paranın değerini düşürmüştür.

Böylece merkezi yapıyı güçlendirmek ve genişletmek için gereken finansmanı sağlamıştır.

Bilindiği gibi Osmanlı'nın paranın değerini düşürme yöntemine tağşiş deniliyor:

Mağşuş yani tağşiş edilmiş sikke, ya küçültülmüş ya da içine bakır karıştırılarak gümüş gramajı düşürülmüş akçe. Tabii herhangi bir tağşiş işlemi yapıldığında Galata bankerleri derhal bu durumu fark ediyor ve Osmanlı parasının Batı devletlerinin altınları karşısındaki değerini düşürüyorlar; böylece devalüasyon ortaya çıkıyor."



Şevket Pamuk diyor ki, "Tağşişi en çok sevenler, merkeziyetçi ve reformcu Padişahlar. Osmanlı'da ilk tağşiş, Fatih Sultan Mehmet çocukken birinci kez tahta çıktığında yapılıyor. Sonra Fatih, her on yılda bir tağşiş yapıyor. Bir başka büyük tağşiş II. Mahmut zamanında yapılıyor örneğin.

"O zamanlar enflasyona karşı güvence sağlayan, faiz ve benze-ı i kurumlar yok. Bu nedenle sabit gelirliler yani esnaf ve yeniçeriler çok zarar görüyor. Bir tağşiş sırasında 1 duka altının değeri 18 akçeden 44 akçeye çıkartıldığında, yeniçerilerin maaşı günde 1 akçe. Bunun üzerine yeniçeriler Edirne'de bir tepede toplanıp olayı protesto ediyorlar ve maaşları günde 3,5 akçeye yükseltiliyor. Edirne'deki bu tepenin adı bugün de 'Buçuk Tepe'."



10 Ağu 2009

Seferihisar - Sığacık Gezimiz


BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Geçen hafta Cuma günü Yeniasır tv de bir programda izlediğim Seferihisar - Sığacık , ertesi günü gitmem gerektiğini düşündürtecek kadar güzel bir yer  =)

7 Ağu 2009

Ben İnanmadım , Sizde İnanmayın Dolandırılmayın



BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.


Bahsedeceğim konu dün gerçekleşti . Akşamüzeri teyzemin cep telefonunu 0531... ile başlayan bir cep numarası aradı . Kendisini Ankara Çankaya'da görevli bir polis memuru olarak tanıttı . İsmi sorup hiç kimliğinizi kaybettiniz mi , işte fotokopisini kaybettiniz mi gibi sorularla henüz ne için aradığını dahi söylemeden sadece tedirginlik yaratmaya çabaladı .

Bu arada arka fondada telsiz sesleri , bilgisayar ve başka insanların sesleri geliyordu . Yani tamamıyla ortam şartları da  gerçeğe yaklaştırılmıştı .

İkamet ettiğiniz yer neresidir , eşinizin ismi ne iş yapıyor.....

Baktım ki sorular bitmiyor telefonu aldım ve şuna benzer bir konuşma geçti aramızda :

- Evet buyrun dinliyorum

- Kiminle görüşüyorum ?

- Ben Cihan yeğeniyim aradığınız kişinin

- Bizim eşi ile görüşmemiz gerekiyordu

- Eşi yok şuan , görüşebileceğiniz sorumlu kişi benim anlat

- Hanımefendinin haberi yok sanırız , kartı kopyalanmış yanılıyor muyum ?

- Böyle bir bilgimiz yokta , bu işlem bu şekilde yürümez sen bana sicil numaranı ver aradığın yerin telefon numarasını ver ben arayacağım

- E ben aradım konuşuyoruz iş ne gerek var

- Kardeşim versene telefon numaranı , sana ne benim kartımdan , kimliğimden ?

Hafızanızı Güçlendirecek On Taktik




BU YAZI MUHİBBİLER.COM SİTESİNE AİT OLUP DÜŞÜNDÜREN ŞEYLER BLOG YAYINLAMA HAKKINA SAHİPTİR.

Şu sıralar bir e-posta ile bana ulaşan bu alttaki listeyi aslında bir yıl önce Beyin Gücü isimli dergide okumuştum . Bazıları gözümde büyüse de bazılarının yapılması çokta zor olmayan bu hafızayı güçlendiren listeyi sizlerle de paylaşmak istedim .


ISTE HAFIZANIZI GUCLENDIRECEK 10 BASIT TAKTIK

Hafızanızı basit alıştırmalarla güçlendirebilirsiniz. Kolaylıkla her yerde çok zaman harcamadan yapabileceğiniz bu 10 alıştırmayla güçlü bir hafızaya sahip olabilirsiniz. Uzmanlar düzenli uygulandığında çok basarili sonuçlar elde edildiğini belirtiyor.

Ters el alıştırması:

Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saclarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.

Çocuk oyunu alıştırması:

İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakin, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye calisin. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya calisin. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın. Yanınızdan gecen insanların tek tek konuşmalarını dinleyin. Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya calisin. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...